Sağlık
Hipertiroidi Nedir? Tedavisi Nasıl Olur? 18.05.2018

Hipertiroidi Nedir?

Kandaki tiroid miktarının artması ile oluşan bir hastalıktır. Tiroid bezleri normal çalışmasının üzerinde seyretmeye devam ederse hipertiroid meydana gelir. Kanda tiroidin artmasına tirotoksikoz denilmekte ve hipertiroid ile aynı kapıya açılmaktadır. Neden olarak kanda TSH düzeyinde azalma olması, tiroid hormonlarının kontrolsüz alımı, yaşlılık, aşırı iyot alımı, doğum sonrası gibi sebepleri vardır.
Kilo kaybı, aşırı sinirlilik, çarpıntı, el ve ayaklarda titreme, vücudun ısınma hissi ve sıcaktan dolayı tahammülsüzlük başlıca belirtileridir. Ayrıca çift görme, saçlarda dökülme ve zayıflama, saç derisinde yağlanma, deride cansızlık ve incelme, adet günlerinin azalması, kanamada azalma, gözlerde şişkinlik oluşumu ve kızarıklık ta görülen belirtileri arasındadır. Çarpıntı hastalığın en önemli belirtisidir. Çarpıntı yoksa hipertiroid’de yoktur denilebilir.

Hipertiroid tüm organları ve sistem işleyişlerine etki eder. Gözlerden kulaklara, tüm duyu organlarına, hatta üremeye kadar uzanan sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Erkeklerde memelerde büyüme ve süt gelmesi gibi anormal durumlar gerçekleşir. Hastalığın başlarında erkeklerde cinsel istek fazla olur fakat ilerledikçe istek kaybolur. Kadınlarda ise adet kanamasında azalma, yumurta sayısında düşüş ve cinsel isteksizlik meydana gelir. Bu durumlar ise gebe kalmayı zorlaştırır.
Deride incelme, ayak topuklarında ve çevresinde kalınlaşma, avuç içlerinde damar genişlemesi, kızarıklık görülür. Tırnaklar zayıflar ve hemen kırılır, saç telleri ve yapısı bozulmaya başlar.

Bağışıklık sisteminde bozulma ile gerçekleşen bu hastalık, hastaları çok rahatsız eden yaşam kalitesini düşüren bir hastalıktır. Hasta olan kişiler hemen tedavi olmalı ve hastalık yüzünden meydana gelen tüm sorunlardan kurtulmaya çalışmalıdır.
Hipertiroidin yol açtığı hastalıklar tedaviden sonra ortadan hızla kalkmaktadır. Cerrahi tedavi çok nadir uygulandığı için hastalar genelde ilaç tedavisine alınırlar. İlaç tedavisi uzun süren bir dönemi kapsar. 1-2 Yıl boyunca kullanılan ilaçları vardır. En sık tercih edilen ilaç ise radyoiyot denilen ağız yolu ile alınan bir ilaçtır. Bilinen bir yan etkisi yoktur.

Hipertiroidizm Nedenleri Nelerdir?

Hipotiroidizm nedenlerinin başında, vücudun kendi kendine zarar vermesiyle Hashimoto hastalığı gelmektedir. Bu hastalık vücudun tiroid bezini tahrip eder. Bunun sonucunda tiroid bezlerinin çalışması yetersizleşir. Bu ve bunun gibi birçok hastalık sonucu tiroid hormonlarının yapımı azalmaktadır. 

Bazı vakalarda ise tiroid hormonları normal bir şekilde üretilse de, bu hormonlar vücut tarafından kullanılamaz. Bu durumun asıl nedeni genetik bozukluklardır. Bunların dışında hipotiroidin gelişmesine neden olan sebepler şunlardır:



  • Tiroid bezinin iltihaplanması ve tioid bezi ameliyatları hipotiroidinin nedenleri arasındadır. Ameliyat sırasında tiroid bezinin bir kısmının ya da tamamen çıkarılması sonucu tiroid bezinden hormon salgılanması azalır ya da durur. Bu yüzden ameliyat sırasında çıkarılan tiroid bezi hacmi önemlidir.


  • İyot eksikliği ve radyoaktif iyot tedavisi almış kişilerde hipotiroidi gelişebilir. Radyoaktif iyot verilince tiroid bezi hasar görür ve hormon salgılanması azalır.


  • Kara lahana gibi iyotun kullanılmasını engelleyen bazı besinlerin çok fazla tüketilmesi tiroid bezinin yeterince çalışmasını engeller.


  • Lityum ve amiodaron gibi bazı ilaçlar hipotiroidiye neden olabilir.


  • Hipofiz bezinin tiroid uyarıcı hormon salgılamaması hipotiroidiye neden olur.

Hipertiroidi Belirtileri

Kişinin iştahlı olmasına rağmen kilo kaybı yaşaması, özellikle istirahatte artış gösteren nabız sayısının 100 ve üzerine çıkması, terleme, ellerde titreme, uyku ve adet düzensizlikleri hipertiroidi belirtileridir. Genel olarak tiroit bezinin çok çalışması şu belirtilerle kendini gösterir;



  • Depresyon


  • Kilo kaybı


  • Saç dökülmesi


  • Osteoporoz (kemik erimesi ve düşük kemik yoğunluğu)


  • Kolesterol düşüklüğü


  • Tırnakların kolay kırılması


  • Kan basıncında düşme


  • Kaslarda ağrı


  • Cildin incelmesi


  • Aşırı sinirlilik


  • Mide bulantısı


  • Periyodik paralizi


  • Uykuya dalmakta zorluk


  • Göz kapağı retraksiyonu


  • Göz kapaklarında göz çevresinde şişme


  • Göz ağrısı, çift görme


  • Saç dökülmesi, ince kırılgan saçlar


  • Endişe ve sinirlilik


  • El ve / veya parmaklarda titreme


  • Adet döneminde azalma


  • Isıya karşı tahammülsüzlük


  • Aşırı susama


  • Kalpte çarpıntı ve nefes darlığı


  • Amyotrofik lateral skleroz


  • Libido kaybı


  • Ciltte kırmızı yumrular


  • İshal, sık büyük abdeste çıkma


  • Aşırı terleme ve ılık nemli eller


  • Boynun ön tarafında şişme (guatr)


  • Konsantrasyon güçlüğü ve hafıza kaybı


  • Hiperaktivite

Hipertiroidi Nedenleri ve Risk Faktörleri

Hipertiroidi graves hastalığı, sıcak nodüller, tiroit bezinin iltihaplanması ve tiroit kanseri gibi nedenlerle oluşabilir. Aşırı iyot alınması, aşırı tiroit hormonu alınması ve genetik faktörler de hipertiroide neden olur. Hipertiroid kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür.
Tiroit bezinin nedeni bilinmeyen otoimmün bir hastalığıdır. Vücut tiroit bezine karşı TSH resetör antikoru üretir ve bu antikorlar tiroit bezini uyararak aşırı hormon üretmesine neden olur. Graves hastalında özellikle gözlerde öne doğru fırlama oluşur. Hipertirodi hastalarının %80'ninde Graves hastalığına rastlanır.  Tiroit nodülleri tiroit bezini içinde gelişen yumrulardır. Genellikle hasta tarafından boyunda şişlik olarak fark edilir. Nodüllerin yüzde 90'ı iyi huyludur. Hamilelerde de yüksek hCG seviyesi veya yüksek tiroit stimülasyonu yapan hCG’ye bağlı olarak kimi zaman hipertiroidi gelişebilir.

Graves Hastalığı

Hızlı çalışan tiroit bezleri çoğunlukla Graves hastalığının varlığını da gösterir. Bağışıklık sisteminin bir hastalığı olarak görülen Graves hastalığında, vücut kendi kendine reaksiyon gösterir. Tiroit bezinden aşırı salgılanan tiroit hormonu ile metabolizma hızlanır, nabız yükselir ve hasta ne yaparsa yapsın kilo alamaz. Egzoftalmus adı verilen gözlerin dışarı doğru çıkık durması da Graves hastalığının beraberinde gelir.  Graves hastalığının tedavisi antitiroit ilaçları ve daha ileriki seviyelerde radyoaktif iyot ve cerrahi ile tamamlanır.
Graves hastalığının ilaç ile tedavisi genellikle 1-2 yıl kadar sürer. Yüksek dozlarda başlayan ilaç tedavisine, hastalık düzene girdikçe normal dozda devam edilir. Graves hastalığında iyileşme oranı %50’dir. Ancak Graves hastalığı iyileşmeden bir yıl sonra yeniden tekrarlayabilir. Bu durumda radyoaktif iyot ya da cerrahi tedavi seçeneklerinden biri uygulanır.

Hipertiroidi tedavi edilmezse hastada kilo kaybı devam eder; kalpte ritim bozukluğu, kalp yetmezliği, iltihap veya enfeksiyon sırasında tiroit krizi, şok ve ölüm ile karşı karşıya kalınabilir. Hızlı çalışan tiroit bezleri osteoporoz (kemik erimesi) gibi hastalıklara da neden olabilmektedir.

Hipertiroidi Tanısı

Hipertiroidi tanısı için kanda tiroit hormonlarına (T3 ve T4) ve TSH düzeyine bakılır. Eğer kanda T3 ve T4 yüksek, TSH düşük çıkarsa hipertiroidi teşhisi konur. Bunun yanı sıra tiroit bezi içinde fazla tiroit üreten bölgeyi değerlendirmek için tiroit sintigrafisinden yararlanılabilir. Tiroit sintigrafisi ile aynı zamanda nodüllerin kontrolü de yapılır. Sintigrafi, çok düşük doz radyoaktif iyot verilerek yapılmaktadır. Tiroit sintigrafisinde fazla iyot tutan nodüller “sıcak nodül”, az iyot tutan nodüller “soğuk nodül” olarak değerlendirilir. Sıcak nodüllerin kötü huylu hücre içerme ihtimalleri daha düşüktür. Tiroit bezini ayrıntılı şekilde görüntüleyebilmek için tiroit ultrasonografisi, ekokardiyografi ve göz muayenesi de yapılır.

Hipertiroidi Tedavisi

Hipertiroidi kanda yüksek olan tiroit hormonlarını normal düzeye getirmek için antitiroidi ilaçları ile tedavi edilir. Geçici hipertiroidi hastalarına semptomatik tedavi (antienflamatuvarlar veya beta blokerler) uygulanır. Hipertiroidi kalıcı ise Basedow-Graves hastalığı da beraberinde geleceği için toksik otonom fonksiyone eden tiroit nodülleri ve toksik multinodüler guatr kesin tedavi gerektirir. Bazı ilaçlar sadece hipertiroidi semptomlarını tedavi etmek için kullanılır. Bu ilaçların direkt tiroit fonksiyonları üzerine etkisi yoktur. İlaç tedavisine başladıktan 6-8 hafta sonra hormonların durumuna göre ilaç dozu ayarlaması yapılır. 1,5-2 ayda bir kontroller yapılarak en az 9 ay – 1 yıl ilaç tedavisi devam eder. İlaçlar sadece doktor kontrolünde bırakılabilir.

Halk arasında atom tedavisi olarak da bilinen iyot tedavisi tiroit bezinin fazla çalıştığı ve tiroit kanseri ameliyatlarından sonra uygulanmaktadır. Ağız yoluyla alınan radyoaktif iyot, mide ve bağırsak sisteminde emildikten sonra tiroit hücreleri tarafından tutulmaktadır. Alınan iyot, tiroit hücrelerinin tahrip ederek büyüme yeteneklerini köreltmektedir. Tiroit bezinin fazla çalışmasıyla ortaya çıkan guatr ve Basedow-Graves hastalığında iyot tedavisi genellikle en uygun tedavi şeklidir. Kullanılan radyoaktif iyotun dozu düşük olduğu için hastanın evine gitmesinde bir sıkıntı bulunmamaktadır. Radyoaktif iyot tedavisinde herhangi bir cerrahi işlem uygulanmadığı için iz kalmamaktadır. Bununla birlikte;



  • Cerrahi işlemlerin tersine tiroit hormonları yüksekken bile uygulanabilir.


  • Kalp yetmezliği ya da farklı kalp sorunları olanlarla diyabet hastalarında rahatlıkla kullanılabilir.


  • Herhangi bir cerrahi işlem uygulanmadığı için ses telleri ve kalsiyum bezeleri zarar görmez

Düşük doz radyoaktif iyot tedavisi alacak hastaların tiroit ilaçlarını almadan ve aç karna hastaneye gelmeleri gerekmektedir.
Radyoaktif iyot uygulaması öncesi tedavinin etkinliğinin azalmaması için hastaların; balık, kabuklu deniz ürünleri, iyotlu tuz içeren gıdalar ya da kolalı içecekleri tüketmemesi gerekmektedir. Bunun yanında içeriğinde iyot bulunun ilaçlar da tedavi öncesinde kesilmedir. Tedavinin etkileri bittikten sonra hastanın beslenme bakımından her hangi bir kısıtlamaya gitmesine gerek bulunmamaktadır.

Hastalarda tedavi sırasında genellikle yan etki görülmemekle birlikte nadiren bulantı veya tükürük bezlerinde geçici iltihaplanma yaşanabilmektedir. Bol su içilmesi, limon gibi besinlerin tüketilip sakız çiğnenmesi yan etkilerin kısa sürede ortadan kaldırılmasına yardımcı olmaktadır. Hamileler ve iyotu vücuttan atmakta zorlanan diyaliz hastalarının radyoaktif iyot tedavisi alması uygun bulunmamaktadır.

Benzer Yazılar