Sağlık
İnsülin ve İnsülin Direnci Nedir ? 07.02.2018

İnsülin ve İnsülin Direnci Nedir ?

İnsülin, moleküler ağırlığı 5,8 kilodalton (kDa) olan, polipeptit  yapılı ve vücuttaki karbonhidrat özüştürmesinin düzenlenmesinde glucagon ile birlikte rol alan bir hormondur.  Kan şekerini düşürücü etki yapar. Pankreasın hormonal salgı birimleri olan Langerhans adacıklarından salgılanan insülinin adı da Latince'de "ada" anlamına gelen "insula" sözcüğünden türetilmiştir.

İnsülinin, karbonhidrat özüştürmesinin birincil dengeleyicisi olmanın yanında, karbonhidrat metabolizması ile ilişki içinde bulunan yağ ve protein metabolizmaları  üzerinde de önemi vardır ve kandaki insülin derişimi değişikliklerinin tüm bedende yaygın etkileri bulunur. Bu hormonun tam yokluğu, şeker hastalığının 1. tipine (yüksek şeker); görece azlığı ya da insüline karşı direnç ya da her ikisinin birlikte olması ise 2. tip şeker hastalığına  (düşük şeker) yol açar. Bu doğrultuda, endüstriyel olarak üretilmiş olan insülin, tip-1 şeker hastalığında ve başka ilaçların yetersiz kaldığı tip-2 şeker hastalığı vakalarında ilaç olarak kullanılır.

İnsülinin yapısı hayvanlar arasında görece küçük farklara bağlı bir çeşitlilik gösterir ve insan insülinine en benzer yapıdaki insülin, arada tek bir aminoasit biriminin farklı oluşuyla, domuz insülinidir. İnsülinin karbonhidrat metabolizması üzerindeki düzenleyici işlevinin etkinliği de insandan insana değişkenlik gösterebilmektedir.

İnsülin Direnci 

İnsülin direnci, pankreas tarafından üretilen normal miktarda insülinin yağ, kas ve karaciğer hücrelerinde gerekli veya yeterli tepkiyi oluşturamaması durumudur. Yağ hücrelerindeki insülin direnci, depolanmış trigliseritlerin serbest kalmasına ve kan plazmasındaki yağ asidi miktarının artmasına sebep olurken, kas hücrelerine girmesi ve karaciğer hücrelerinde depolanması zorlaştığından kandaki şeker (glikoz) oranı da artar. İnsülin direnci sonucu kan plazmasındaki yüksek seviyelerdeki insülin ve şeker oranı genellikle metabolik sendrom ve tip 2 diyabete sebep olur.

İnsülin Direncinin Yarattığı Sorunlar

İnsülin direnci önemli bir sorundur, fakat bir hastalık değildir. İnsülin direnci yüksek kişilerin diyabet hastalığına yakalanma riski de oldukça yüksektir. İnsülin direnci ile yüksek tansiyon, damar sertliği, kan yağları bozuklukları, karaciğer yağlanması arasında ilişki vardır. Ayrıca insülin direnci değerleri kilolu insanlarda oldukça fazladır. Normal bir insanda 1 birim insülin 30 miligram kan şekeri düşürürken, insülin direncine sahip kişilerde 1 birim insülin 10 miligram kan şekeri düşürür hale gelir.

İnsülin Direnci Sebepleri (Risk Faktörleri)

İnsülin direnci risk faktörleri aslında konunun en önemli noktalarından biri. Zira insülin direnci oluşmadan önce önlem alabilmeniz için mutlaka bunları biliyor olmanız ve harekete geçmeniz gerekmektedir.
İnsülin direnci sebepleri (risk faktörleri):



  • Yüksek trigliserit düzeyleri (bu insülin direnci için hem risk faktörü hemde bir sonuç olarak göze çarpıyor.)


  • Artmış bel çevresi (erkeklerde 102 cm, kadınlarda 89 cm’den fazla),


  • 40 yaşından büyük olmak,


  • Hipertansiyon varlığı


  • Obezite (vücut kitle indeksinin 25’den büyük olması ),


  • Durağan (sedanter) yaşam tarzı,


  • Polikistik over sendromu (PCOS),


  • Uyku bozuklukları (özellikle uyku apne sendromu)
     

İnsülin Direncinin Belirtileri

İnsülin direncini saptamanın en doğru ve etkili yolu kan glikoz düzeylerine baktırmak olsa da şüphelenmeniz gereken birkaç durum mevcuttur.
Eğer aşağıdaki belirtiler bir süredir devam ediyorsa ve insülin direnci risk faktörlerini taşıyorsanız mutlaka doktorunuza danışmalı ve kan glikoz düzeylerine baktırmalısınız.



  • Yemeklerden sonra oluşan uyku hali,


  • Sürekli hissedilen açlık,


  • Hızlı kilo alma veya uygun diyete rağmen kilo verememe,


  • Kan yağlarındaki bozukluklar (özellikle trigliserit),


  • Odaklanma ve düşünce kabiliyetinde bozulmalar.

Eğer uzun süredir kolesterol değerleriniz yüksek ve uygun diyet ile düşüremediyseniz insülin direncini mutlaka düşünmelisiniz.

Ayrıca birkaç deri değişikliği sizi uyarmalı. Aşağıda verdiğim deri değişiklikleri kesin insülin direncini göstermesede birçok çalışma ile insülin direncine bağlı ortaya çıkabileceği görülmüş.

Genelde bu deri değişikleri boyun, ense, dirsek, genital bölgede meydana gelir. Orta bölümde görülen beyaz kutu içerisinde gördüğünüz esmerleşme olarak tanımlayabileceğimiz değişiklik “akantozis nigrikans” olarak adlandırılır. Deri renginin koyulaşması ile tariflenebilir.
Bir diğer gösterge ise sol alt kutucukta görebileceğiniz deri kalıntıları “skin tag”dir. Deri kalıntıları tamamen sağlıklı insanlarda da bulunabilmesine rağmen, deri renginin koyulaşması ile beraber görülmesi insülin direnci açısından anlamlı olabilir.

İnsülin Direncinin Tedavisi

İnsülin direnci için diyet önerileri aslında tamamen sağlıklı beslenme prensiplerine dayanıyor. 

1.Karbonhidrat Alımını Düşürün

Azalan karbonhidrat alımı metabolizmanızın karbonhidratı daha verimli kullanması ile sonuçlanır.

2.Düşük Glisemik İndeksi Olan Besinleri Tüketmelisiniz

Düşük glisemik indekse sahip besinleri tüketmeniz vücudunuzda daha az insülin dalgalanması yaratır ve hiper/hipo glisemi (düşük ve yüksek kan şekeri) ataklarından sizi korur.
Ancak Bunlar  maddeler tek başına insülin direncini yenmenize yardım etmez. Bununla beraber kilo vermeniz gerekmektedir.

Son yapılan araştırmalar yağ dokusunun inflamasyona sebep olduğunu göstermektedir. Oluşan bu inflamasyon ise hücre düzeyinde “sitokin” adı verilen savunma maddelerinin salgılanmasına sebep olup insülin direnci oluşturabilmektedir.

Bu sebeple düşük karbonhidrat ve glisemik indekse sahip besinler ile beslenmenin yanında kilo vermeye de odaklanmalısınız.

3.Vitamin D Alımını Arttır

Düşük D vitamini düzeyinin insülin direnci oluşturduğu hatta tip 2 diyabet riskini arttırdığı konusunda ciddi araştırmalar var. Hatta vitamin D alımının insülin direncini kırmakta oldukça önemli bir vitamin olduğunu biliyoruz.

İnsülin Direnci İçin Diyetler

1. Ketojenik Diyet

Ketojenik diyet çok düşük kalori alarak vücudu yağları enerji için kullanmaya zorlaması ile tanınır. Bu sayede hem insülin direnci ile savaşılıp hemde kilo verilebilir.

2. İntermittent Fasting (aralıklı Oruç) 

İntermittent fasting uzun açlık periyotları (16-18 saat) ile kısa tokluk (8-6 saat) periyotlarının olduğu bir beslenme tarzı. Bu beslenme tarzı ile vücudunuzu uzun süre beslemeyecek ve insüline karşı duyarlı hale getirebileceksiniz. Hızlı kilo verdirmesi ise intermittent fastingin güzel olan bir diğer yönüdür.

3. Paleo Diyeti

Sadece çiğ karbonhidrat kaynakları, yüksek lifli gıdalar ve doğal beslenme tarzı paleo diyetini hem sağlıklı, hemde insülin direncini yenmek için iyi bir aday yapıyor.

İnsülin Direncine İyi Gelen Besinler

Doğada bazı besinler ise insülin direncini aşma konusunda size yardım edebilir.  Bunlar ;

Yeşil Çay:Yeşil çay yağ depolarının glikoz almasını engellerken kas hücrelerinin glikoz alımını arttırır. Bu glikozun depolanmasının yavaşlaması ve harcanma hızının artması demek.
Ayrıca yeşil çay hücre zarında bulunan ve glikoz geçişini düzenleyen GLUT4 taşıyıcılarını aktive eder.

Omega-3 Yağları: Omega-3 yağları hücre duvarı yapısının düzenlenmesine yardım eder ve inflamasyonu azaltır. Ayrıca omega 3 yağlarının tam olarak alınması sonucundan insülin direncinin olumlu olarak değiştiğini biliyoruz.

Zerdeçal: Zerdeçal glikozun hücre içine alımını aktive eder. Zerdeçal içerisinde bulunan curcurmin adlı etken madde 2009 yılında yapılan bir araştırmada şu an insülin direnci için kullanılan en etkili ilaçlardan biri olan metformin’den onlarca kat daha etkili olduğu görülmüş.

Zencefil: Zencefil açlık kan şekerini azaltır. Tip 2 diyabet hastalarında yapılan bir araştırma sonunda zencefil tozu tüketenlerin açlık kan şekeri %10.5 azalırken, zencefil tozu tüketmeyenlerin açlık kan şekeri normal/artmış olarak gözleniyor.

Tarçın: Ayrıca tarçında zencefile benzer bir etkiye sahip. Tarçının açlık kan şekerini düşürmesi için ise günde sadece yarım çay kaşığı tüketmek yeterlidir.

Genel olarak İnsülin Direnci ile başa çıkmak için kilonuza dikkat etmeniz gerekmekte , gerekli besinleri tüketmeli vitamin takviyelerini sağlamalısınız. Ayrıca Egzersiz , diyet , iyi beslenme , stres , Uyku düzeni gibi konularda sağlıklı ilerlemeniz gerekmekte ve dikkat etmelisiniz. 


 

Benzer Yazılar