Sağlık
Ağız Kuruluğu Nedir? Tedavisi Nasıl Olmalıdır? 17.09.2018

Ağız Kuruluğu Nedir?

Ağız kuruluğu  yaşadığınızda, bu durumu hemen fark etmek hiçte zor değildir. Aynı anda dilinizde de hissetmeye başladığınız kuruluk, ağzınızda yeteri kadar tükürük üretilmediği anlamına gelmektedir. Çoğu kişi ağız kuruluğunun sadece dehidrasyondan kaynaklandığını düşünmektedir. Ancak, gerçek şu ki bu sıkıntı birçok farklı nedenlerden kaynaklanıyor olabilmektedir.
Ağız kuruluğunun tıbbi adı, kserostomi olarak bilinmektedir ve öncelikli olarak, ağızda tükürük üretimi eksikliği ile tanımlanmaktadır. Salya, vücut için oldukça önemli bir sıvıdır, çünkü yemek yemeyi, çiğnemeyi, tükürmeyi ve sindirmeyi kolaylaştırmaktadır. Çoğu insan ağız kuruluğu yaşayana kadar salyanın vücut için ne kadar gerekli bir şey olduğunu fark edememektedir.

Ağız kuruluğu, antihistaminikler, ağrı kesiciler, kas gevşeticiler ve antidepresanlar gibi ilaçlardan kaynaklanabilmektedir. Bu ilaçların birçoğu, özellikle antihistaminikler, mukus zarlarınızı kurutmakta ve tükürük üretimini azaltmaktadır. Diğer yandan, sigara, gebelik, kaygı, stres ve doğal yaşlanma süreciyle de bağlantılıdır.

Ağız kuruluğu genellikle tehlikeli olmasa da, yutkunmayı zor bir hale getirdiği için yaşamı olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Özellikle, gecenin bir yarısında uyandığınızda hemen su içmek ihtiyacı hissedebilirsiniz. Ağız kuruluğu beraberinde ağız kokusu, kuru bir dil, çatlamış dudaklar ve boğaz ağrısına da yol açmaktadır. Ağız kuruluğundan kaçınmak istiyorsanız, basit yaşam tarzı ve diyet değişiklikleri ile bunu gerçekleştirmek mümkündür.

Ağız Kuruluğu Neden Olur?

Burun Tıkanıklığı

Tükürük eksikliği, konuşurken ve yemek yerken ağızda sürtünmeye yol açarak rahatsızlık, ülser ve kaşıntılara neden olabilmektedir. Sürekli olarak ağızdan solumak soğuk algınlığı veya saman nezlesi sonucu tıkanmış bir burun nedeniyle ortaya çıkabilmektedir.
Aynı zamanda, dar veya tıkalı nazal hava yolları, geceleri dudakların düzgün kapatılmamasına veya aşırı büyük bademciklerin oluşmasına da neden olabilmekte ve ağız kuruluğuna yol açabilmektedir.

Dekonjestan Kullanımı

Dekonjestanlar, mukoza zarlarında kan damarlarını küçültmek, iltihaplanmayı azaltmak ve nefes almanın sağlanması için kullanılan ilaçlardır. İlacın bu etkisi, sirkülasyondaki daha az sıvının burun boşluğuna girmesine neden olduğu için dekonjestanlar kuruluğa yol açabilmektedir. Kısa vadede hastayı rahatlatsa da, uzun süre kullanıldığında bu etki rahatsız edici derecede burun ve ağız kuruluğuna neden olabilmektedir. 

Alkol İçeren Ağız Gargaralarının Kullanımı

Alkol içeren ağız yıkama ürünleri ağızdaki zararlı bakterileri öldürürken ağız kuruluğuna neden olabilmektedir. Bunun nedeni, gargara yapımında kullanılan alkolün ağız mukoza zarlarını tahriş etmesi ve doğal sıvıyı kurutmasıdır.
Salya, ağız için doğal bir temizleyicidir. Diş çürümesine ve diş eti hastalığına karşı koruyucu bir göreve sahiptir, bu nedenle ağız kuruluğu her ikisi için de bir risk oluşturabilmektedir. Alkolsüz gargara ürünlerini tercih etmeniz daha doğru olacaktır. 

Mide Asidi

Ağız kuruluğu, gastroözofageal reflü hastalığı durumunda oldukça sık karşılaşılan bir belirtidir. Bu durum, halk arasında mide ekşimesi olarak da bilinmektedir.
Mide asidi, yemek borusundan boğaza kadar geldiğinde, boğazda ve ağızda kuruluğa ve tahrişe neden olmaktadır.

Kafein Tüketimi

Çok fazla kafeinli içeceklerin tüketilmesi vücutta sıvı kaybına neden olabilmektedir. Kafeinin hafif de olsa diüretik olma özelliği bulunmaktadır. Bu nedenle, sık idrara çıkmayı teşvik eder. Diğer yandan, içerdiği tanenler ağız kuruluğuna katkıda bulunabilmektedir. 

Diyabet

Tedavi edilmeyen şeker hastalığından kaynaklanan yüksek kan şekeri seviyesi ağız kuruluğuna neden olabilmektedir. Hiperglisemi belirtileri arasında bulunan sık idrara çıkma isteği de vücutta kuruluğa katkıda bulunabilmektedir.
Kandaki glikoz seviyesi yüksek olduğunda, böbrekler sıvıyı geri emme kapasitesini kaybetmektedir, bunun yerine idrarla birlikte vücuttan atılmaktadır. Ağız kuruluğuna diyabet ilaçları da yol açabilmektedir. 

Diğer Hastalıklar

Romatoid artrit, lupus veya damar iltihabı gibi kan damarları iltihabı hastalıkları bağışıklık sisteminin gözyaşı ve tükürük bezlerine saldırmasına, dolayısıyla da, ağız ve göz kurumasına neden olan sekonder Sjögren sendromunun ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Sjögren sendromu, bağışıklık sisteminin tükürük ve gözyaşı bezlerine saldırması durumudur. 

Kafa Travmaları

Üç tükürük bezi çiftinden ikisi, kafatasının kenarlarında ve tabanındaki temporal kemiklerden geçen iki yüz siniri tarafından uyarılmaktadır. Temporal kemiklere gelen herhangi bir darbe, yüz sinirine zarar verebilmekte ve bu nedenle de, ağız kuruluğu ortaya çıkabilmektedir.
Trafik kazaları, düşmeler, saldırılar veya bir bisikletten düşme gibi olaylarda başın kenarına gelen darbeler temporal kemik kırıklarına neden olabilmektedir.

Bir İlacın Yan Etkisi

Ağız kuruluğu, reçeteli ve reçetesiz satılan 400’den fazla ilacın bir yan etkisi olarak da ortaya çıkabilmektedir. Diğer yandan, radyoterapi ve kemoterapi gibi kanser tedavileri de sıklıkla ağız kuruluğuna yol açabilmektedir.

Ağız Kuruluğu Belirtileri Nelerdir?

Dil Kuruluğu

Ağız kuruluğu çoğu zaman, dil kuruluğuna, yanmaya veya karıncalanma hissine yol açabilmektedir. Ağız sağlığı ve tükürük akışı normal olduğunda, dil nemli ve sağlıklı bir pembe renktedir.
Kuruya dil bakterilerin oluşturduğu bulanık ve beyaz renk bir katman ile kaplanabilmektedir. Bu, ağız tahrişlerine ve diğer ağız sağlığı sorunlarına sebebiyet verebilmektedir. 

Yeme ve Yutma Zorlukları

Ağız kuruluğu ve boğaz kuruluğu, çiğneme ve yutma problemleri yaşatmaktadır. Özellikle de, ekmek ve tahıl gibi gıdalarda bu durum daha da zor bir hal almaktadır. Ağzın ve boğazın nemli olması, yiyeceklerin rahatlıkla özofagustan aşağıya inmesini sağlamaktadır. Kuruluk durumunda ise, hem yiyeceklerin parçalanması hem de boğazdan aşağı inmesi oldukça zorlaşmaktadır. 

Ağız Yaraları ve Dudakların Kuruması

Ağız, tükürük ile düzgün şekilde nemlendirildiğinde, dudaklar da nemli kalmaktadır. Bu durum genellikle çatlamayı ve yaraları da önlemeye yardımcı olur. Yeterli tükürük üretimi yoksa, ağızda yaralar gelişebilmektedir. Ağız köşelerinde küçük yaralar veya kuru, çatlamış dudaklar ortaya çıkabilmektedir. 

Ağız Kokusu

Vücut, ağızdaki gıdaları parçalamak için tükürüğü kullanmaktadır. Bu nedenle, ağız kuru olduğunda, bakteri ve diğer maddeler gelişebilmekte, sonuç olarak da, ağız kokusu ortaya çıkabilmektedir. Geceleri ağız kuruluğu yaşayan insanlar sabahları sık sık ağız kokusu ile uyanmaktadır. Ağız kokusu, gece kuruluğu nedeniyle sabahları genelde çok daha kötüdür, ancak gün boyunca devam edebilmektedir. 

Diş Çürümesi

Tükürük üretiminin azalması diş çürümesinin gelişme riskini arttırmaktadır. Bunun nedeni tükürüklerin boşluklardan ve diğer oral enfeksiyonlardan sorumlu zararlı bakterileri en aza indirme fonksiyonuna sahip olmasıdır.

Ağız Mantarları

Ağız kuruluğu genellikle kandidiyaz veya pamukçuk adı verilen bir enfeksiyona neden olur. Bu mantar enfeksiyonu bir gece boyunca gelişebilmektedir.
Pamukçuğun birincil görsel belirtisi dil, bademcik veya yanaklardaki kalın, krem renkli kaplamalardır. Bazen bunlar acı vericidir ve müdehale edildiğinde kanamaktadır.

Dişeti Hastalığı (Gingivitis)

Ağız kuruluğu dişeti hastalığına neden olabilmektedir. Bu durumda, dişetleri iltihaplanmakta, kızarmakta ve kanamaktadır.

Ağız Kuruluğu Tedavisi Nasıl Yapılır?

Diş Çürümesini Önleme

Tükürük sadece yiyecekleri çiğnemeye ve sindirmeye yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda, doğal ağız temizleyicisi olarak görev görür. Tükürük olmadan, diş çürümesi ve dişeti hastalığı daha olasıdır. Ağız kuruluğu probleminiz varsa, aşağıdakilerden oluşan ağız hijyeni alışkanlıklarına dikkat etmeniz gerekir:



  • Dişlerinizi günde en az iki kez fırçalayın, ancak tercihen, her yemekten sonra ve yatmadan önce fırçalamanız daha iyi olabilir.


  • Her gün diş ipi kullanın.


  • Florür içeren bir diş macunu kullanmayı tercih edin.


  • Yılda en az iki kez bir checkup ve temizlik için diş hekimini ziyaret edin. Diş hekimleriniz, dişlerini sağlıklı tutmak için günlük olarak bir florür içeren durulama suları veya florür jölesi kullanmanızı tavsiye edebilir. 

Tükürük Üretiminin Artırılması

Diş hekiminiz veya doktorunuz suni tükürük ürünlerinin kullanımını önerebilir. Diş macunu, ağız gargaraları ve ağız kuruluğu olan kişiler için özel olarak formüle edilmiş nemlendirme jöleleri de mevcuttur. 

Doktorunuz tükürüğün doğal üretimini artıran bir ilaç da reçete edebilir.
Sjögren sendrom olan hastalarda (kuru gözlerle, ağız kuruluğuyla, kuru ciltle ve kas ağrısıyla ilişkili olan otoimmün bir hastalık) ağız kuruluğunu tedavi etmek için başka bir ilaç reçete edebilir. 

Ağız Kuruluğunu Önleme Yöntemleri

Alınabilecek bazı önlemlerle ağız kuruluğunu önlemek mümkündür. Buna yardımcı olabilecek bazı tavsiyeler ise şunlardır:



  • Ağzınızı nemli tutmak ve mukusunu gevşetmek için bol bol su için. Gün boyunca su içmek ve gece suyunuzu yatağınızın yanında bulundurmak oldukça faydalı olabilir.


  • Şekersiz sert şekerler ya da şekersiz aperatifleri tüketebilirsiniz. Şekersiz sakız da çiğneyebilirsiniz (şekeri ksilitol içeren sakızlar). Bu şekerleri emme ve çiğneme eylemleri, tükürük akışını uyarmaya yardımcı olur.


  • Yemeklerinizi et suyu, çorba, soslar, kremler veya tereyağı ile nemlendirin. Serin veya oda sıcaklığında yumuşak, nemli yiyecekler yiyin. 


  • Ticari ağız durulamaları veya alkol ya da peroksit içeren gargaradan kaçının. Bu maddeler ağzınızı daha da kurutacaktır.


  • Tuzlu gıdalar, kuru gıdalar (örneğin, krakerler, ekmek, kurabiye, kuru tavuk, balık, kurutulmuş meyve, muz) ve yüksek şeker içeriği olan gıdalar ya da içeceklerden uzak durun.


  • Alkol veya kafein içeren içeceklerden kaçının (örneğin, kahveler, çaylar, kolalar, çikolata içeren içecekler). Alkol idrara çıkmayı artırdığı için su kaybına neden olur. Alkolün yanı sıra kafein de ağzı kurutur. Ayrıca bazı meyve suları (portakal, elma, üzüm, greyfurt) ve domates suyu gibi asitli içeceklerden kaçınmalısınız. 


  • Baharatlı veya tuzlu gıdaları tercih etmeyin. Bunlar kuru bir ağızda ağrıya neden olabilir.


  • Sigarayı bırakın.


  • Tahrişi azaltmak için dudaklarınıza nemlendirici uygulayın.


  • Dişlerinize ve diş etlerine yumuşak kıllı bir diş fırçası kullanın.


  • Dişlerinizi florür içeren bir diş macunu ile fırçalayın.


  • Evinizdeki nemi artırmak için özellikle geceleri nemlendirici kullanın.

Benzer Yazılar